NE ARAMIŞTINIZ ?

İŞE GİRİŞ RAPORLARI

7 Temmuz 2020

İŞE GİRİŞ RAPORLARI’NIN SON 8 YILDAKİ SÜRECİ

 

 

            20.06.2012 tarihinde TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen ve 30.06.2012tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununda; bazı maddelerinin yayımı tarihinde, bazılarınınise yayım tarihini izleyen 6 ay ila 2 yıl içinde yürürlüğe gireceğive bu kanunun yürürlüğe girmesiyle, 22.05.2003 tarih ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin hükümlerinin yürürlükten kalkacağı belirtilmişti.

            6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, faaliyet konularına ve çalışan sayılarına bakılmaksızın kamu ve özel sektöre ait bütün işlere ve işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine, çırak ve stajyerler de dahil olmak üzere tüm çalışanlarına uygulanmak üzere hazırlanmıştır.

            Bu kanunla birlikte işverene, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlama yükümlülüğü getirilmiş bulunmaktadır. Yine bu kanun ve diğer mevzuatla  getirilen sağlıkla ilgili uygulamalar sebebi ile işveren, aldığı iş sağlığı ve güvenliği tedbirleri için yaptığı ödemelerin çalışanlarına yansıtamayacağıda bu kanunda belirtilmiştir.Yani iş ile ilgili tüm sağlık harcamalarının işveren tarafından karşılanması yasal zorunluluktur.

            6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası 01/01/2013 tarihinde yürürlüğe girdiğinde,   o güne kadar işe girecek çalışanlardan bazıları için aile hekimleri işe giriş sağlık raporu düzenleyebiliyorken  o tarih itibarı ile  bu görev onlardan alınmış işyeri hekimi ve OSGB’lere verilmişti

            İşe giriş muayenesi ve işe yerleştirme işlemi, işçi sağlığı hizmetleri içerisinde değerlendirilmektedir.İşçi sağlığı hizmetlerinin yürütülmesi, işyeri hekimliği alanında eğitim almış hekimler tarafından yürütülmekte olup ülkemizde henüz bir branş alanı olmadığından bu alanda çalışmak isteyen hekimlerin sertifika programlarından geçmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu genel belirlemelerin ışığında işe giriş muayenelerini, işyeri hekimlerinin asli ve en önemli görevleri arasında sıralayabiliriz.

            Ancak bu kanunun yürürlüğe girmesinden sonra ülkedeki hekim ve diğer sağlık çalışanı sayısının bu yasa  ile ortaya çıkan ihtiyacı karşılamadığı fark edilmiş ve bunun üzerine 18.01.2014 tarih ve 28886 sayılı sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6514 sayılı Kanun ile, Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunda aşağıdaki değişiklik yapılmıştır .

 

“”””“(Değişik dördüncü cümle: 2/1/2014-6514/21 md.) Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve yöneticilik görevi bulunmayan tabipler ile aile hekimleri, kurum ve kuruluşlarındaki çalışma saatleri dışında ve kurumlarının izniyle aylık otuz saati geçmemek üzere iş yeri hekimliği yapabilir. Döner sermayeli sağlık kuruluşları ise kurumsal olarak işyeri hekimliği hizmeti verebilir. (Ek cümle: 2/1/2014-6514/21 md.) Tabipler, iş yeri hekimliği eğitimi alma ve iş yeri hekimliği belgesine sahip olma şartı aranmaksızın 10’dan az işçi çalıştıran az tehlikeli iş yerlerinin iş yeri hekimliği görevini yapabilirler. Bu maddenin uygulamasına ve işyeri hekimliğine ilişkin esaslar Sağlık Bakanlığınca belirlenir. “”””””””””””””

           

Ancak  aile hekimlerine verilen bu 30 saatlik iş yeri hekimliği yapabilme hakkı ilede  iş yeri hekimliği hizmetlerinin çözülemediği düşünüldüğünden olsa gerek ki 11.09.2014 tarih ve 29116 sayılı sayılı Mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanan 6552 sayılı Kanunun 17. Maddesi ile 6331 sayılı kanunun 15. Maddesinde aşağıdaki değişiklik yapılmıştır. 

 

15. maddesinin 3. bendinde “(Değişik birinci cümle: 10/9/2014-6552/17 md.) Bu Kanun kapsamında alınması gereken sağlık raporları işyeri hekiminden alınır. 10’dan az çalışanı bulunan ve az tehlikeli işyerleri için ise kamu hizmet sunucuları veya aile hekimlerinden de alınabilir.”

            Bu madde işyeri hekimliğinin sertifikalı hekimler tarafından verilmesine istisna olup, işyeri hekimliği sertifikası olmayan aile hekimlerinin ve kamu hizmet sunucularının iş yeri hekimliği yapabilmesine ruhsattır. Ancak bu kişilerin ve tüzel kişiliklerin işyeri hekimliği yapabilmesi için İSG-KATİP üzerinden işyeri ile sözleşme imzalaması ve işyeri hekiminin tüm sorumluluklarını alması zorunludur.

            Adı geçen kanunda Temmuz 2017 tarihine kadar geçerli olacağı yazılan bu madde hükmü 2016 yılındaçıkarılan KHK ile 10’dan az ibaresi , 50 den aza, yürürlük tarihi ise 1 Temmuz  2020 yılına ertelenmiş ve raporların eski hükümdeki gibi kamu hizmet sunucuları ve aile hekimlerinden de alınabileceği belirtilmiş   ve   İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 38. maddesinde “Bu Kanunun 6. ve 7. maddeleri, 4857 sayılı İş Kanununun mülga 81 inci maddesi kapsamında çalışanlar hariç kamu kurumları ile 50’den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için 1/7/2020 tarihinde yürürlüğe girer.”   şeklinde düzenlenmiştir.

            Yukarıda aktarılmaya çalışılan süreçte mevzuatı düzenleyen merciler işe giriş muayenelerini tehlike sınıfları ile çözmeye çalışmışlar ve bu nedenle de işyeri hekimleri yerine aile hekimlerine de görev vermişlerdir. İşe giriş muayenelerinin tek başına tehlike sınıfları ile çerçevelendirilmesi, soruna bütüncül bakmayan, çalışanın sağlığı ile ilgili hizmetleri kavrayamayan bir anlayışın sonucudur.

            Bütün bu bilgiler ışığında; gerek 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 15. Maddesi gerekse de İşyeri Hekimi ve Diğer Sağlık Personelinin Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmeliğin 9. Maddesi dikkate alındığında işe giriş raporunu verecek hekimin işyerindeki sağlık ve güvenlik risklerini bilerek/iş yerini görerek rapor vermesi gerektiği açıkça ortaya çıkmaktadır. İleride doğabilecek iş kazaları ve meslek hastalıkları konusunda işçi- işveren arasındaki anlaşmazlıklarda ciddi yasal sorunlarla karşılaşılabileceği de akılda tutulmalıdır.

            Sonuçta  yukarıdaki kanun maddesi  1/7/2020 tarihinde artık   yürürlüğe  girmiş olduğundan bu tarihten sonra tehlike sınıfı ve çalışan sayısı ne olursa olsun, tüm işyerlerinin çalışanlarına işyeri hekimi hizmeti sunma yükümlülüğü gelmiştir. Yani, bu tarihten itibaren, tüm işe giriş sağlık raporları, ilgili  işyerinin işyeri hekimi tarafından verilmek zorundadır. Diğer bir deyişle, aile hekimlerinin bu raporları vermesini gerektirecek hiçbir yasal dayanak kalmamış olup,vermesi de yanlış olacaktır.

 

"Halen aile hekimlerinin  ayda 30 saat iş yeri hekimliği yapabilme, gelir elde edebilme  hakkı ise devam etmektedir.   1Temmuz  2020  günü itibarı ile  tüm işyerlerinin  ister tehlikeli , ister tehlikesiz  , çalışan alt sınırı da olmaksızın  iş yeri hekimliği hizmeti alması zorunlu hale geldiğinden bu alanda ciddi bir talep oluşma olasılığı da  vardır . Bu konuda hizmet verme düşüncesinde olanların ilgili mevzuata hakim olması  ileride birtakım yasal  sorunlarla karşılaşmamak adına dikkate alınması gereken  çok önemli bir noktadır .""""

ANKAHED HUKUK KOMİSYONU