NE ARAMIŞTINIZ ?

Aile hekimine süre müjdesi

23 Eylül 2012

 Danıştay, aile hekimi olarak göreve başlayan sözleşmeli hekimin, aynı ilde başka bir aile hekimliği pozisyonuna nakil talebinde bulunabilmesi için şart koşulan “bir yıllık çalışma” ölçütüne, izinli geçirilen sürenin de dâhil edileceğine karar verdi.

 
Danıştay 5. Dairesi, Türk Tabipleri Birliği (TTB) tarafından açılan Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği’ne ilişkin davada kararını açıkladı. TTB, 25 Mayıs 2010 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği’nin kimi hükümlerinin iptali istemiyle dava açmış, ülke genelinde birinci basamak sağlık hizmeti sunan aile hekimlerinin özlük hakları ile çalışma koşullarına ilişkin hukuka aykırı düzenlemelerle sağlık hizmeti sunumunu olumsuz etkileyecek kimi düzenlemelerin de iptalini istemişti.
 
Danıştay 5. Dairesi, Yönetmelik ekinde yer alan “Ek-1 Aile Hekimliği Uygulamasında Atama ve Nakillerle İlgili Usul ve Esaslar”ın 2. maddesinin 6. fıkrasında yer alan aile hekimliği pozisyonunda göreve başlayan sözleşmeli aile hekiminin, bu pozisyonda fiilen bir yıl çalışmadan aynı ilde başka bir aile hekimliği pozisyonuna nakil talebinde bulunamayacağına ilişkin düzenlemede belirtilen bir yıllık çalışma süresinin hesabında, yıllık izinli geçirilen günlerin sayılmayacağına ilişkin düzenlemenin iptaline karar verdi.
 
Kararın gerekçesinde, “Yıllık izin hakkı anayasal ve yasal bir hak olup, bu hakkın kullanımı kişiler aleyhine sonuç doğurmamalıdır. Dava konusu edilen Yönetmelik kuralı ile nakil talebinde bulunabilmek için fiilen aynı pozisyonda bir yıl çalışmış olması gereken aile hekiminin, bir yıllık fiili çalışma süresinin hesabında, kullandığı yıllık izin sürelerinin dikkate alınmaması hekimlerin yıllık izin haklarını kullanmaktan kaçınması sonucunu doğuracağından bu düzenlemede hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” denildi.
 
 
 
Bazı talepler reddedildi
 
Açılan davada Danıştay, iptali istenen şu maddelerle ilgili olarak da ret kararı verdi:
 
• Entegre sağlık hizmeti sunan merkezlerde aile hekimlerine nöbet tutturulması,
 
• İzin kullanan aile hekimlerinin ücretli izin hakkını ortadan kaldıracak şekilde kısmi ödeme yapılması,
 
• Misafir hastayla ilgili hizmetlerin karşılığında ücret ödenmemesi,
 
• Ek sağlık personeli ile temizlik, güvenlik, sekreterya gibi hizmetlerde görev alacak personelin aile sağlığı merkezlerinde bulunması gereken zorunlu personel arasında sayılmaması ve bu kişilerin çalıştırılması karşısında verilecek ücretin idare tarafından ödenmemesi,
 
• Açıldığı tarihteki hukuk kurallarına ve mevzuata uygun olarak açılmış aile sağlığı merkezlerinin yeni Yönetmelik’e uygun hale getirilmesi, 
 
• Toplum sağlığı merkezi hekimlerinin, bu görevi sırasında kişileri muayene etme ve hastalık saptadığı olgularda hastaya tedavi planlayabilmesine olanak tanınmaması,
 
• Bakanlık dışında birinci basamak sağlık hizmeti veren kurumlarda yetkilendirilmiş aile hekimi olmayanların acil hallerde dahi tedavi verememesi.”