NE ARAMIŞTINIZ ?

ANKAHED BAŞKANINIDAN ‎2.ANKARA AİLE HEKİMLİĞİ KONGRESİ AÇILIŞ KONUŞMASI

15 Mart 2013

 Geçen sene ilkini düzenlediğimiz, bu sene de 2 nin de paydaşı olmaktan gurur duyduğumuz kongremizin açılışına hoş geldiniz.

 Öncelikle şunu belirtmeliyim ki; Ankara Aile Hekimliği Derneği –ANKAHED olarak Başkentimizin dört bir yanında, birinci basamak sağlık hizmetlerini hakkıyla vermekten onur duyan, aile hekimlerini temsilen burada bulunuyorum. 
 
Sağlık hizmetlerinin bir ülkeyi yaşanılır kılan en önemli kriterlerden biri olduğunu bilerek, halkımıza kaliteli, kolay erişilebilir, güler yüzlü bir hizmet sunulabilmek için bütün çabamızı gösteriyor ve göstermeye de devam edeceğiz... 
Aile Hekimliği uygulamasının ülkemizde başlamasıyla birlikte sosyoekonomik gelişmişlik düzeyi ölçütlerindeki çıktılar hepinizin malumu. Uygulamayla birlikte bu çıktılarda önemli gelişmeler oldu. Anne ve bebek ölüm oranlarında artık çağdaş ülkeler seviyelerine geldik.Çok ciddi aşamalar kaydettik.. Bağışıklıma oranlarında birçok gelişmiş ülke düzeyini aştık. 
 
Yeterli mi? Elbette değil, daha yapacak çok işimiz var…
 
Bunun yanı sıra aile hekimliği uygulamasına geçilen illerde, vatandaşlarımızın birinci basamak sağlık kuruluşlarını tercihi, tüm muayeneler içinde 2002 yılında % 38’den 2012 yılında % 50’e çıkmıştır. Buna paralel sağlık hizmetlerinden memnuniyet oranları hiç olmadığı kadar yüksek seviyelerdedir. Vatandaşlarımızın sağlık hizmetini birinci basamaktan alma talebi giderek artmaktadır. Halkımızın memnuniyet oranlarında ,ciddi sayılabilecek bir artış olması dolayısıyla bizleri de mutlu etmektedir., Buda artık kaybolmaya başlayan, birinci basamağa duyulan güvenin bir yansımasıdır.
 
ANCAK; Amacımız olan, Dünya da örnek gösterilen bir aile hekimliği uygulaması için çabalarken ve bütün enerjimizi iyi bir ülke modeli için harcarken hizmete ulaşanlar kadar hizmeti sunanlarında memnuniyetin göz önünde bulundurulması gerektiği bir gerçektir.;
 
Bizi ilgilendiren ve günlük pratiğimize yansıyan bazı konularda da sorunlarımız olduğunun bilinmesinde fayda var diye düşünüyorum.
 Esasen; Eski Sağlık bakanımız Sayın Prof. Dr. Recep Akdağ’ın direktifleri doğrultusunda, Aile hekimlerini ve aile hekimliği uygulamalarını ilgilendiren yönetmelik, genelge ve kanun gibi değişikler ile ilgili olarak daire başkanlarımız ve genel müdürlerimiz ile beraber, hizmeti geliştirmek üzere çalışmalar yapmaya başlamıştık. Ama şu an da ve gelmiş olduğumuz nokta da beklentilerimizin tam olarak karşılanmamasının üzüntüsünü yaşıyoruz.
 Ne yazık ki; gerek, birkaç ay önce yayınlanan uygulama yönetmeliği değişikliğinde, gerekse de şu an saygıdeğer bürokratlarımızın üzerinde çalıştığı ödeme yönetmeliği ve kaliteyi geliştirmek adına teklif ettiğimiz Puantaj uygulamasının gelmiş olduğu nokta da, Ne olacağı ve nasıl olacağı konusunda da, yani geleceğimiz açısından, bir belirsizlik sürecindeyiz. Ve Açıkçası endişeleniyoruz….
 Aile Hekimliği uygulaması öncelikle birinci basamak hizmetidir ve koruyucu hekimlik üzerine kurgulanmıştır. Kabul görmüş evrensel tanımlarına bakacak olursak ve Dünya örneklerini incelersek, hepsindeki uygulamalar bu çerçevededir. 
Aile hekimleri, kişiye yönelik bireysel, kapsamlı, koruyucu ve sürekli bakım hizmeti veren hekimlerdir. Oysa bu uygulama değişiklikleri ile Aile hekimlerine entegre sağlık hizmeti verilen yerler haricinde de, nöbet tutturulmasının önü açıldı., Yani Hastanelerde, acillerde, 112 hizmetlerinde ve diğer sağlık kuruluşlarında ihtiyaç halinde belirlenen kıstaslar çerçevesinde nöbet tutturulan, birinci basamağın diğer unsurlarından olan Acil hizmetlerinden, Halk sağlığı hizmetlerinden ve Adli Tıp hizmetlerinden sorumlu hekimlere dönüştürüldü.Artık yerel idarecilerin keyfiyetine göre her türlü nöbet olayına maruz kalmaya başladık.Bunun en son örneklerini Çanakkale de, Nizip de ve Ankara Mamak da yaşadık. Halende yaşamaya devam edeceğiz şeklinde görülüyor.
 Bildiğiniz gibi Aile Hekimliği; Dünyanın çok çeşitli ülkelerinde, farklı ülke modelleri ile uygulanmaktadır. Bu uygulamaların iyi örneklerinde, en önemli işlev; Birinci basamak sağlık hizmeti bileşeni olarak Aile hekimleri, kendi tıp disiplini doğrultusun da, sadece kendi üzerlerine düşen görevleri gerçekleştirmektedirler. 
Aile Hekimliği uygulamasını Birinci Basamak Sağlık Hizmetlerinin sadece bir bileşeni olarak değerlendirmek doğru olacaktır. Birinci basamak sağlık hizmetinin temel bileşenleri 
Aile hekimliği, 
Acil tıp, 
Adli tıp 
ve Halk Sağlığıdır. 
Bunların hepsi de ayrı bir tıp disiplinidir. Ayrıca Bu dört temel bileşen dışında da birinci basamak sağlık hizmetine etki eden çeşitli faktörler vardır. İşte Türkiye modelin de; Aile Hekimliği dışında yapmaya zorlandığımız birinci basamağın diğer disiplinlerine ait hizmetler, hem iş yükümüzü arttırmakta, hem de Aile Hekimliğini disiplinin prensipleri doğrultusun da, doğru bir şekilde işimizi yapmamızı engellemektedir.
 En önemli sorunlarımızdan biri ise; Özellikle uygulama yönetmeliği ile aile hekimleri için çok geniş ve muğlâk bir görev tanımının yapılmış olmasıdır. Bu yönetmelik ile kapatılan sağlık ocaklarınca yürütülmekte olan neredeyse tüm birinci basamak sağlık hizmetleri hatta daha fazlası aile hekimlerine verilmiştir. Kapatılmamasına karşın Aile Planlaması ve Ana-Çocuk Sağlığı Merkezlerince yürütülen, gebe, bebek-çocuk takipleri ve aile planlaması uygulamaları aile hekimlerinin görev tanımındadır. Bu izlem ve takipleri, bizim görevlerimiz arasında kabul etmekle birlikte, sorumluluğun tek taraflı olarak hekimlere yüklenilmesini kabul etmemiz mümkün değildir. Bir sistemin sağlıklı işleye bilmesi için, hizmeti verenler kadar alanlarında bazı sorumluluklarının olması gerekmektedir. Üstelik bu durum, negatif performans uygulaması kapsamında, hepimizi adeta birer hafiyeye dönüştürmüştür. 
Yine Verem Savaş Dispanserlerince izlenen Tüberkülozlu hastaların, kronik hastaların, bulaşıcı olan ve bulaşıcı olmayan hastalıklarında takipleri kapsamında aile hekimlerince izlenmesi beklenmektedir. Oysa toplumun genelini ilgilendiren bu konularda, yani toplum kaynaklı sağlık sorunların da hizmet vermesi beklenen TSM ri bu alanda işlevselliği olmayan kurumlar durumundadır.
 Kısaca adını vermiş olduğum, bu birimlerin yapmış olduğu hizmetler çeşitli ve kapsamlıdır. Bunlar ana başlıklar halinde listelenecek olursa, ilgili mevzuat ile aile hekimlerinin sorumlu oldukları görevler uzun bir liste tutmaktadır; 
Bu görev başlıklarını birazdan başlayacak sahanın nabzı panelinde sizlere aktarmaya çalışcağım……
 
Sorun; Ana başlıklar halinde bahsedeceğim, sunulan bu hizmetleri, hizmetlerin tıbbi ve akademik gereklilikleri ve aile hekimlerine bağlanan nüfus dikkate alınarak değerlendirdiğimizde, aile hekimlerinden beklenen iş yükünün, bir aile hekimi ve bir aile sağlığı elemanının iş gücünü aşar şekilde planlanmasıdır. 
Yani beklenen tüm işlerin ideal, tıbbi ve bilimsel kurallara uygun yürütülmesi olağanüstü bir gayretle yapılmaya çalışılmakta, hekimin iyi niyeti, bilgi ve becerisinden bağımsız olarak bazı alanlarda eksiklikler ortaya çıkabilmektedir.
 Aile Hekimleri bu ve benzer uygulamalar nedeniyle hızla isteklendirme kaybına uğramaktalar ve uygulamaya olan inançları yavaş yavaş kaybolmaktadır. Bu durum da günlük pratiğimize yansıyan işlerimizi sekteye uğratmaktadır.
 Bu işlerimizi sekteye uğratan durumların düzeltilmesi adına; değişik birimler arasında çekişme değil, öğrenme ve paylaşma kültürü oluşturulması önemlidir. 
Uygulama içindeki farklı kişilerin, yani uygulayıcıların ve planlayanların iletişim içinde olması, daha kaliteli kararlar almayı ve uygulanabilmesini getirecektir. 
Farklı kişilerin arasındaki bilgi ve deneyim paylaşımı ve ortak akıl oluşturulması bizlerin yaratıcılık kapasitesini geliştirebilir. 
İnsanın doğasında, “yararlı olma” duygusu “parasal karşılık beklemeden bir amaca bağlanma”… “içinde bulunduğu topluma bir değer katma” ihtiyacı vardır… Ve biz bu duygularımızı yalnızca aile hekimliği uygulamasına sahip çıkarak ve Güçlü bir dernek çatısı altında doyurabileceğimiz bilinciyle yola çıktık..
 Yaşadığımız dünyaya, çalışma ortamlarımıza ve Aile Hekimliği Uygulamalarına ve en önemlisi Aile Hekimlerine fark yaratacak bir değer katmanın hazzını yaşamak ve yaşatmak için ortak akıl ve bilinçle kenetlendik…
 Yaşam sorumluluk gerektirir…
 Yönetim daha büyük sorumluluk gerektirir… 
İçinde bulunduğumuz ve çalıştığımız şartlarda, Özlük Haklarımız, Ücretlerimiz ve Çalışma şartlarımızın kalitesinin arzuladığımız düzeye gelmesi için, aile hekimleri olarak ANKAHED çatısı altında sorumluluklarımızı yerine getirmeliyi ekip ruhu ve anlayışıyla taaddüt ediyoruz. 
Bu sosyal sorumluluk faaliyetlerindeki en ufak samimiyetsizliğin ve toplumsal katkıyı kendi çıkarları doğrultusunda kullanma eğiliminin de, yarardan çok zarar vereceğini göz ardı etmemeliyiz. Samimi çabalar çok yönlü faydalar sağlamasının yanı sıra marka değerimizi de artıracaktır.…Saygılarımla..
 
 
                                                                                Akif Emre Eker
                                                                                AHEF 2. Başkanı
                                                                                ANKAHED Başkanı