NE ARAMIŞTINIZ ?

NEDEN AİLE HEKİMLİĞİNE İHTİYAÇ DUYULMUŞTUR?

20 Ocak 2016


Tıp bilimi, bazı dönemlerde bilimsel ve teknolojik, bazı dönemlerde ise sosyal etkilere cevap olarak gelişmiştir.1910 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde Carnegie Vakıf tarafından hazırlanan bir proje ile tıp eğitiminin hastanelerle bağlantılı olarak yapılması kararlaştırılmıştır.1900 yılların başlarında buna bağlı olarak, tıpta uzmanlaşma ve branşlaşma hızla artmaya başladı.

Aynı yıllarda, bu gelişmelere paralel tıbbi bilgi birikimi, geometrik bir hızla büyümekte ve karmaşıklaşmakta, tıbbi teknoloji baş döndürücü bir hızla gelişmekteydi. Sağlık hizmeti sunumu da bu gelişmelerden payını alarak, aşırı derecede karmaşıklaşmış, küçük dallara ayrılmış, disiplinler birbirinden kopmuş, yüksek ve pahalı teknolojilere bağımlı hale gelmişti. Bu durum ülkelerdeki beklenen yaşam sürelerinin ve kişilerin tıbbi bakım aldıkları sürelerin uzamasını sağlamıştır.

Tıp alanındaki bu gelişim süreci içinde, tanı ve tedavi olanaklarının artması, aşıların bulunması, sağlıklı suya erişim ve iyi çevre koşullarının sağlanması ile birçok hastalık toplumsal boyutta geriletilmişti. Anne ve çocuk sağlığı başta olmak üzere, temel halk sağlığı sorunları önemini korumayı sürdürürken, kronik hastalıklar, şiddet, kazalar, alkol ve tütün kullanımı ve yaşlılık sorunları ön plana çıkmaya başlamıştı. Branşlaşmanın artması ile birlikte hastalar artık bir birey olarak değil, âdeta bir organ, bir vaka veya bir hastalık olarak değerlendirmeye başlandı.  Artık 312 de yatan MI’lı hasta!  Safra kesesinde taş olan vaka! MR çekilecek kafa travmalı kişi! 

Gelinen son nokta da ;
Kişileri ve aileleri, içinde yaşadığı toplumun bir parçası olarak ele alan,
Yaş, cinsiyet ve hastalık ayırımı yapmaksızın
Kesintisiz ve bütüncül sağlık hizmet sunabilen
Biyopsikososyal yaklaşımı benimsemiş yeni bir hekim profiline ihtiyaç hissedildi?
Bu ihtiyacı giderecek hekim profili olarak da tüm sağlık otoriterince Aile hekimi belirlendi.