NE ARAMIŞTINIZ ?

SAĞLIK BAKANIMIZDAN TALEPLERİMİZ

26 Mayıs 2016

 

Ankara Aile Hekimliği Derneği –ANKAHED olarak;  Yeni oluşan 65.hükümet de Sağlık Bakanı olan Prof. Dr.  Sayın Recep Akdağ bakanımızdan öncelikli taleplerimiz şunlardır.

 

1-Sağlıkta şiddet, son yıllarda artarak devam eden ve çözümlenmesi gereken ciddi bir problem olarak karşımızda durmaktadır. Sağlık çalışanlarına yönelik sözel ve fiziksel şiddeti önleyici düzenlemeler ve kanunlar bir an önce ivedilikle hayata geçirilmelidir. Uygulama amacını dışında kullanılan 184 danışma hattı adeta bir şikâyet hattına dönüşmüştür. Bu hattın amacı dâhilinde kullanılması sağlanmalıdır. Özellikle 1. Basamak Sağlık kuruluşlarında olmayan ve 1. Basamak çalışanlarını her türlü şiddete açık hale getiren güvenlik tedbirleri almaya yönelik çalışmalar yapılmalıdır. Konu ile alakalı uygulama olan ‘’ Beyaz Kod ‘’ uygulaması pratiğindeki zorluklar azaltılarak daha efektif bir uygulama haline dönüştürülmelidir

2-Aile hekimliğinde ‘’zorunlu olarak uygulanan hafta sonu nöbet uygulaması ‘’ kaldırılmalı veya STK ile birlikte şartları yeniden oluşturulmalıdır. Şu ana kadar, yaklaşık 1,5 yıldır uygulanan zorunlu nöbetlerin bu haliyle ne vatandaşlara bir yararı nede sağlık sistemimizde yaşanan sorunlara çözüm olmayacağı görülmüştür. Hafta sonu tutulan nöbetlerde, AHBS üzerinden hekim başına bakılan hasta ve hastanelerde acil başvuru oranlarında değişim olup olmadığı değerlendirilerek, nöbet uygulamasının yararı gözden geçirilmelidir. Ayrıca uygulama ile zaten kısıtlı olan sağlık bütçemizde gereksiz bir gider kalemi oluşmuştur. Maliyet etkin ve sürdürülebilir bir koruyucu hekimlik için bu kaynaklar ‘’koruyucu hekimlik uygulamaları kapsamında’’ değerlendirilmelidir.

3- Tüm meslek türleri içinde sadece Aile Hekimliği mevzuatında bulunan ‘’ceza ve ihtar puanları’’  cetvelinden,
Sadece sağlık personelleri üzerinden uygulanan ‘’ negatif performans ‘’ uygulamalarından,
‘’ Sınıflandırma ‘’ adı altında zaten fiziki şartları uygun olmayan binalarda Aile Sağlığı Merkezlerinin kategorize edilmesi ve ‘’sanal ASM’’ denilen uygun olmayan kiralık binalarda sağlık hizmeti verilmesi uygulamalarından vaz geçilmelidir.

Uygulamalar da kaliteyi artıracak sağlık hizmetlerinin verimli, sağlık hizmetine erişmeyi ve vatandaşımızın hak ettiği ortamlar da hizmete ulaşmayı sağlayacak tedbirler alınmalı. Pozitif performans uygulaması ile çalışanların moral ve motivasyonu artırılmalıdır.

 4- Nitelikli, kolay ulaşılabilir ve etkin bir sağlık hizmeti için etkili, kademeli sevk zinciri uygulamasına bir an önce geçilmelidir.
Birinci Basamak Çalışan sayısının artışına ve kayıtlı nüfusun düşmesine paralel olarak aile hekimliği uygulamasının olmazsa olmazı sevk zinciri etkin olarak uygulanmalıdır. Bu şekilde 2. ve 3. basamak sağlık kuruluşlarına hastaların süzülerek ulaşması sağlanacağı için, hastanelerdeki yığılmalar ve gereksiz başvurular da önlenecektir.
Ancak bu kayıtlı nüfusların düşmesine paralel mali kayıpların yaşanmamasına özen gösterilmelidir.

 5- Aile Hekimliği uygulamasının bir koruyucu ve önleyici sağlık uygulaması olduğu unutulmamalıdır. Dolayısıyla da 1. Basamak çalışanlarına asli işleri olan bu hizmetleri yapabilmeleri için çalışma planlarında süre verilmelidir. 1. Basamak sağlık kuruluşlarında polikliniklerde muayene süreleri kısıtlanmalı koruyucu ve tedavi edici hizmetlerin bir arada sürdürülebildiği bir yapıya büründürülmelidir. Artık tün Dünya da uygulanan randevusuz hasta kabulü uygulaması kaldırılmalıdır.

 6- Sağlık Bakanlığı müfettişlerinin, THSK Başkanlığı denetmenlerinin ve Halk Sağlığı Müdürlüğü'nün, sık sık herhangi bir amaca yönelik olmayan olağandışı denetimleri baskı aracı olarak kullanmasının yasal olmadığı ve bir an önce adeta bir mobinge dönüşen bu uygulamalardan vazgeçilmelidir.

 7- Sağlık okuryazarlığını artıracak, vatandaşlarımızın kendi sağlıklarıyla ilgili sorumluluklar almasını sağlayacak, sağlıkla ilgili önceliğin koruyucu hekimlik olduğunun öneminin vurgulanacağı uygulamaları bir an önce hayata geçirilmelidir. Ve bu konularla ilgili kamu spotlarının, afiş ve broşürlerin hayata geçirilmesi sağlamalıdır.

 8- Hekimlerin ve sağlık çalışanlarının ‘’ emekliliğe yansımayan ödemeleri ‘’ ile ilgili kanun maddesi bir kez daha gözden geçirilmelidir. Bahsi geçen emekli maaşları günümüz şartların da yeterli değildir. Bu adaletsizlik bir an önce sonlandırılmalıdır. Çalışılan yıla göre artan maaş düzenlemesi üzerinde ilgili kurum ve kuruluşlarla birlikte çalışılmalıdır.

9-Daha önce söz verildiği ve gündeme geldiği üzere sağlık çalışanlarının ‘’yıpranma payları’’ ile alakalı düzenleme TBMM ne getirilerek adaletli bir şekilde herhangi bir ayrıştırıcı kıstas göz önünde bulundurulmadan kanunlaşmasının sağlanması ve uygulamasına geçilmesi süreci hızlandırılmalıdır.

 10-Sağlık hizmetlerinin işlerliğinin artırılması için, karar verici ve politika yapıcı tarafların ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla bir ‘’danışma komitesi ‘’oluşturulması gereklidir. Paydaş tarafların birbirini daha rahat anlaması, iletişim için de olması  ve hizmetlere işlerlik kazandırılması için bu önem arz etmektedir.