NE ARAMIŞTINIZ ?

HASTAYI GÖRMEDEN İLAÇ YAZMAK SUÇTUR..!

29 Temmuz 2018

SAYGIDEĞER KAMUOYUNA,


Giresun'da geçtiğimiz gün hepimizi üzen, ancak üzdüğü kadar endişeye yol açan vahim bir olay yaşanmıştır.
Olay günü hasta yakını elinde birtakım ilaçlardan oluşan bir liste ile hekime müracaat etmiş ve yanında olmayan ve bir hekim tarafından herhangi bir değerlendirmeye maruz kalmayan eşi için, elindeki listedeki ilaçların reçete edilmesini istemiştir.
Meslektaşımız, kendisine kayıtlı olmayan! Daha önce muayene etmediği hastayı muayene ederek tedavisini düzenleyebileceğini ifade etmesine rağmen, alışık olduğumuz ancak kamu otoriteleri tarafından bir türlü algılanamayan ve önemsenmeyen sözel şiddete maruz kalmıştır. Hekim ve orada bulunan hasta ve hasta yakınları tarafından sözlü tüm ikna çabaları da sonuçsuz kalınca ve olayı devam ettirince meslektaşımız tarafından beyaz kod çağrısı yapılmıştır.

Beyaz kod çağrısı üzerine gelen ekipler, kişiyi ikna etmeye çalışmışlar ve ancak bir türlü ikna olmayan ve gelen ekiplere de direnen hasta yakını orada bulunan bir polisin silahını almaya kalkmış, bunun üzerine de polisler kişiyi ikna edemeyeceklerini anlayınca kendisini karakola götürmek için dışarıya çıkarmışlardır.Dışarıda da direnen hasta yakınına biber gazı sıkılarak kelepçe takılmıştır. Sonrasında ise hasta yakını kalp krizi geçirerek vefat etmiştir. Bundan dolayı üzüntülüyüz ve yakınlarına başsağlığı ile birlikte sabırlar diliyoruz.

Türk Ceza Kanunlarına göre ''yapılması suç olan kişiyi(hastayı) değerlendirmeden ilaç yazmak'' fiilini gerçekleştirmeyen ve bunu hasta yakını olan kişiye izah eden meslektaşımızın bu konuda herhangi bir kastı ve ihmali söz konusu değildir. Olayın sebebi, bu ilaçları yazmayı kabul etmeyen hekim gibi gösterilerek kamuoyu oluşturulması ve algı yapılması ise, biz kamu yararına çalışan ve yazılı normlar çerçevesinde işini yapanların asla kabul edebileceği bir durum değildir.

Hekimler, tedavilerini düzenlerken veya rapor verirken ''kişide ki tüm semptomları ele alması'' gerekir. ‘’Hasta yakınlarının beyanı bizim için bir yere kadar önemlidir. Çünkü hasta veya yakını semptomları, var olan problemleri ve riskleri bir yere kadar bilebilir. Diğer açıdan olay farklı boyutlara ulaşınca; ‘Biz hekime götürmemiştik ama buna rağmen ilaçlarını verdi, hastayı görmeden ilaç yazdı diyebilirler. Adli Tıp ile ilgili bir sıkıntı yaşandığında orada ki değerli bilim insanları karar verirken;  ''Tek tek tüm muayene ve laboratuvar bulguları incelenir ve tıbbi kayıtlarda bunların olması gereklidir.'' Demektedirler.

Bir hekimin yaptığı bir RPT sonucu Türk Ceza Kanunu’nun aşağıdaki maddeleri ile yargılanması olanaktır:

Madde 230; görevi ihmal, Madde 240; görevi kötüye kullanma, Madde 339; sahte evrak düzenleme, Madde 354; hatıra binaen evrak düzenleme, Madde 455; tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme neden olma, Madde 459; tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu zarar verme...

Bu kanun maddeleri olmasa bile bu olayın hekimler açısından başka boyutları da vardır ; Mesleki Etik Kurallar, Tıbbi Deontoloji Tüzüğü.
Bizim için en önemli olan ebetteki, mesleğimizin Anayasası diyebileceğimiz etik kurallarımızdır.
Hekimlik Meslek Etiği Kuralları Madde-23: "Hekim, acil olgular gibi zorunlu durumlar dışında, hastasını bizzat muayene etmeden tedavisine başlayamaz." yani bu madde RPT'yi tartışma götürmez bir biçimde yasaklamaktadır.
Geçmişte bu konular da açılmış çeşitli davalar, Yargıtay kararları mevcut iken hekimin bu şekilde suçlanması ve sosyal medyada adeta linçe uğraması ne bilimle,ne hukukla nede vicdan ile bağdaşmamaktadır.

Yine bu olay bağlamında duyumlarımıza göre meslektaşımızın açığa alındığı öğrenilmiştir.
Bunun kabul edilemez ve hukuksuz bir uygulama olduğu ve kamuoyu baskısı altında alındığı açıktır. Bu çok daha vahim sonuçlar ortaya çıkaracak, uygunsuz ve hukuksuz tüm istemleri artıracak ve çalışanların kendilerini güvende hissetmediği çalışma koşulları yaratacak bir eylemdir. Ve derhal bundan vaz geçilmelidir. Meslektaşımız bir an önce görevine iade edilmelidir.Haksız ve hukuk dışı yapılan tüm bu işlemlere karşı meslektaşımızın yanındayız.
Beklentimiz bu konu da ve bu kapsam da ‘’Sayın Bakanlık Yetkililerinin’’ de kamuoyunu ve basını bilgilendirici ve açıklayıcı bir açıklama yapmaları ve hiçbir suç unsurunun içinde bulunmayan meslektaşımızın yanında olduğunu bildirmeleridir.

Kamuoyuna saygılarımızla ilan ederiz.