NE ARAMIŞTINIZ ?

AİLE HEKİMLİĞİNDE KALİTE GEREKSİNİMİ

23 Ekim 2018


AİLE HEKİMLİĞİ UYGULAMA KALİTESİNİN GEREKLİLİĞİ


 ‘’ Günümüzde veri ve çalışma kalitesini sağlamadan elde edilecek verimlilik,  hiçbir anlam ve önem taşımamaktadır. Diğer bir deyişle kalitesiz bir çalışma neticesi elde edilmiş veri, mevcut imkânlarla veya mevcut imkânların güçlendirilmesi ile daha çok üretmek yerine, ek kaynak tüketimine neden olarak verimliliği düşürmektedir. ‘’

 

Dünya ‘ da tüm otoritelerce kabul görmüş sağlığın tanımına bakacak olursak;  “ bedensel, ruhsal ve sosyal yönden tam bir iyilik hali” olarak tanımlanmaktadır. Bu durum, insana özgü tüm biyolojik, psikolojik ve sosyal gereksinimlerden etkilenen ve tam olarak yanıt verilmesi oldukça güç bir tanımlama olarak karşımıza çıkmaktadır. Aile Hekimliğinin temel evrensel değerleri ve yaklaşımları göz önüne alındığında ise bu tanıma en çok uyan tıp disiplini olması açısından birinci basamak yaklaşımları öne çıkmaktadır. Diğer tıp disiplinlerinin pek çoğu biyomedikal (neden –sonuç ilişkisi ) yaklaşımı benimserken Aile Hekimliğinde ise temel yaklaşım biyopsikososyal  (çok yönlü bir nedensellik )yaklaşımdır.

Günlük çalışma pratiğimiz de hepimiz süregelen bir sistem dâhilinde çalışıyoruz. Sağlık Sistemi denildiğinde ise hemen ilk akla gelen;  Sağlık tanımı kapsamındaki gereksinimleri içeren oldukça karmaşık ve birbiri ile etkileşim halindeki öğeler bütünüdür.  Sağlık sistemlerinin 4 temel ilkesi sistemin düzgün çalışması açısından önemlidir.

1. Etkililik                                                   
2. Verimlilik
3. Hakkaniyet                                           
4. İnsancıllık (sunuş kalitesi)

Tüm bu değerlerden yola çıkarak hangi sektör olursa olsun hizmeti sunanların ve hizmeti alanların ortak beklentisi ise ‘’ kalite’’ sözcüğünde saklıdır.  Klasik görüş ise sağlık da kaliteyi, sağlık hizmetleri sisteminin çeşitli öğelerinin, standartlara uygunluk ya da mükemmellik derecesi olarak tanımlanmaktadır.

Yine bir başka bakış açısına göre sağlıkta kalite ise, “hastanın mümkün olabilecek en iyi fonksiyonel ve psiko-sosyal iyileşmesini sağlayan teknik veya ilmi olanaklarla, iyi insan ilişkilerinin bir araya konmasıdır. Bunun ortaya konulması sadece insani ilişkiler, fiziki şartlar, bilgi tecrübenin ortaya konulması veya teknik donanımlardan ziyade hepsinin bir arada ve önce’’ insan odaklı ‘’ olmasından geçer.

Sonuç olarak sağlık hizmetlerinin sunumunda kaliteyi “uluslararası geçerliliği olan göstergelerdeki standartlara uygun tanı - tedavi - bakım hizmetlerinin yanı sıra tüm hizmet süreçlerinde hastalığın beklenti ve ihtiyaçlarının tam olarak karşılanması” şeklinde tanımlayabiliriz.

Son yıllar da Dünyada kalite anlayış ve uygulamasında büyük gelişmeler kaydedilmektedir. Kalite artık öncelikli konuların başında gelmektedir. Bu gelişmeler, hizmet sektörlerinin en önemlisi olan sağlık alanında da doğal olarak kendini göstermektedir. Ülkemizde de son yıllarda kaliteye verilen önem artmış, standardizasyon ve kalitenin yükseltilmesi çabaları giderek yaygınlaşmıştır. Ancak bu konuda diğer basamakların aksine maalesef birinci basamak hizmet sunumu gereken önemi ve hakkaniyeti elde edememiştir.

Tüm çağdaş toplumlarda vatandaşlarına doğuştan bir hak olarak takdim edilen sağlık ile ilgili hizmetleri üreten kuruluşlar “ umut ve şifa kapısı” olmak özelliklerini zaman zaman çeşitli sebeplerden veya yapılan bir takım uygulama hatalarından kaynaklı kaybetmektedirler. Ülkemizde vatandaş memnuniyetleri artarken diğer yanda sağlık hizmetleri sektöründe çalışanların yaşadığı ciddi kriz, moral ve isteklendirme kaybı kaçınılmaz olarak hem bu yapıların gerekse de yönetim anlayışlarının yeniden yapılamasını gerekli hale getirmektedir. Birinci basamak sağlık hizmet sektöründe son dönemlerde yaşanan krizin aşılabilmesi bir yandan ciddi fiziki yapısal değişimi gerektirmekte, diğer yandan da bu yapısal değişimin dayanması gereken temel evrensel felsefi yaklaşımın da korunması gerekmektedir.

Resmi gazetede 25867 sayı ile 6 Temmuz 2005 tarihinde yayınlanan Aile hekimliği pilot uygulaması hakkında yönetmeliğin birinci maddesinde bu uygulamanın amacının, birinci basamak sağlık hizmetlerini güçlendirmek ve verilen ‘’sağlık hizmetinin kalitesini artırmak’’ olduğu söylenmiştir.

Yeni model ülkemizde uygulanmaya başlandığı tarihten bugüne amaçladığı sağlık hizmetlerinde gelişme, kalitede artış, hizmetlere eşit erişimin sağlanmasında ve hasta memnuniyetinin arttırılmasında ne derece başarılı olmuştur?

Aslında uygulamanın başlaması ile birlikte Tüm Aile hekimleri ve sağlık çalışanları birinci basamağın yeniden yapılanması sürecinde büyük bir istek, azim ve gayretle görevlerine başladılar. Halkımızın etkili, hakkaniyetli, kolay ulaşılabilir ve kaliteli bir sağlık hizmeti alabilmesi için gerekenleri ve imzaladığımız sözleşmelerde taaddüt ettiğimiz işleri birer birer hayata geçirdik. Birinci basamak sağlık hizmetlerinin bu ülkenin sağlık alanında ki en önemli gerçeği olduğunun bilinci ile bu alanda hizmetimize kesintisiz bir şekilde devam ettiler ve etmeye de devam ediyorlar. Sağlık hizmetlerinin bir ülkeyi yaşanılır kılan en önemli kıstaslardan biri olduğunu bilerek, halkımıza kaliteli, kolay erişilebilir, güler yüzlü bir hizmet sunulabilmesi için bütün imkânlarımız dâhilinde çalışıyoruz.


Bu dönem de Ana – çocuk sağlığı hizmetlerinde, bağışıklama hizmetlerinde ve hasta memnuniyeti alanlarında bir başarı öyküsü yazdık. Sağlık verilerimizi hiç olmadığı kadar olumlu seviyelere geldi ve gelmeye de devam edecek. Artık aynı başarı öykülerini ülkemiz sağlık sisteminin ihtiyaç duyduğu diğer alanlar da en önemlisi de artık bir salgın haline gelen kronik hastalık taraması ve takibinde yazabilecek yeterliliğe sahibiz. Başarabiliriz.
Ancak bunun yolu birinci basamak sağlık hizmetlerinin desteklenmesinden ve başta fiziki şartlarımız olmak üzere teknik donanımların artırılmasından ancak en önemlisi üzerimize düşen insani olmayan iş yükünün azaltılmasından ve özlük haklarımızın artırılmasından geçmektedir.

Aile hekimliği yani birinci basamak sağlık hizmetleri; Gelecekteki olası hastalık ve sakatlığın riskini, ciddiyetini ve süresini en aza indirecek veya engelleyecek, hastanın farkında olmadığı hastalık belirtileri ortaya çıkmadan önce teşhis edip tedavinin hastalığın erken döneminde yapılmasını sağlayan hastalık öncesi sağlık hizmetlerini kapsamaktadır. ( Birincil koruma- maliyet etkin hizmet sunumu )  Koruyucu sağlık hizmetleri tehlikenin kendisine karşı bir mücadele şeklidir. Tehlikenin önlenmesi, temelde fert ve toplum güvenliğine bir katkıyı ifade etmektedir. Koruyucu sağlık hizmetleri çevreye ve insana yönelik koruyucu sağlık olarak iki grupta incelenebilir (Akdur, 2000).

Bu anlamda geriye dönüp baktığımız da tüm bu sağlığı koruyucu ve geliştirici konularda çalışırken aynı zaman da birinci basamağın unsurları olmayan birçok konuda görev tanımımız arasında yer almaya başladı. Bölge tabanlı sistemden aile hekimliğine geçiş sürecinde çalıştığımız merkezlere gereken yatırımlar, iyileştirmeler yapılmadı. İnsanımızın hak ettiği kaliteli sağlık hizmet sunumunun ilk basamağı olan aile sağlığı merkezlerimiz devlet eliyle tek tip, bir örnek hizmet sunumuna kazandırılmak yerine ‘’ Sanal ‘’ dediğimiz sağlık hizmet sunumuna uygun olmayan fiziki mekânlarda çalışmak zorunda kaldık. Yetmezmiş gibi bunun üzerine uygulamanın başladığından beri özlük haklarımız geriledi, ücretlerimiz reel olarak azaldı.


Türkiye’de gerçekleştirilen toplam sağlık yatırımlarını göz önüne aldığımız da son on yılda yapılan yatırımların çok büyük oranının ikinci basamak sağlık kuruluşlarına olduğunu görüyoruz. Koruyucu sağlık hizmetleri ise toplam sağlık harcamalarının çok az bir kısmı aktarılmıştır. İşte tüm bunlar göz önüne alındığın da birinci basamak sağlık hizmet sunumunda elde edilen bazı veriler dışında toplam bir kaliteden bahsetmek mümkün görülmemektedir.

İşin kaliteli hizmet sunumu yönünde bir diğer unsur da sağlık yöneticilerinin durumudur. Vatandaşın sağlık hizmeti veren kurumlardan beklentisi her geçen gün artmakta iken sağlık yöneticilerinin daha donanımlı olmaları, bilimsel yöntemlerle memnuniyet ve kalite ölçümleri yapmaları gerekmektedir. Sağlık hizmeti her geçen gün daha karmaşık hale gelirken, hizmeti alanlar tercihlerinde daha seçici davranırken, sağlık yöneticileri daha profesyonel davranışlar sergilemelidirler. En azından yönetimsel anlamda içinde çalıştıkları sağlık sisteminin gereklerini bilmek, eksikliklerini tespit etmek ve gidermekle yükümlü olmamalıdırlar.

Aslında biz birinci basamak çalışanları olarak kaliteli hizmet sunumu ve birinci basamağın kalitesinin artırılması noktasın da sahada görev yapan bizlerin gönlünde yatan;
 Aile hekiminin yaratıcı olmasına imkân tanınması, hakkında verilen kararlarda söz sahibi olması, yeni yönetmeliklerle yeni hak kaybına uğramaması, gün geçtikçe artan iş yüküyle aile hekimliği uygulamasının başlatılma amacının ortadan kaldırılmaması, koruyucu ve önleyici hekimlik ve hasta takiplerini layığıyla yapacak fiziki ortamların, teknik donanımların ve zamanın sağlanmasına imkân verilmesidir.

Sağlık sistemimizin 2017-2023 kestirimin de ve sağlık hizmetlerinin reorganizasyonun da; Birinci basamağın daha da güçlenmesi, kalitenin artırılabilmesi ve kullanılabilirliğinin istenilen seviyelere ulaşması adına var olan sorunların samimiyetle saptanması ve bunlara yönelik yeni ve sorunun çözümün ilişkin planların ve projelerin üretilmesi kaçınılmazdır. Bu planlamayı yaparken dikkat edilmesi gereken en önemli unsurlardan biri saha çalışanlarından ve STK ‘dan kopuk, masa başı planlamalarla mevzuatların düzenlenmesinin ortaya çıkaracağı sorunlardır.

Bu şekilde paydaşlardan kopuk bir planlama fikirsel anlamda ne kadar ideal olursa olsun, bunun saha da uygulanması anlamında karşılığı olmadığı süre içinde, sistemde yeni bir isteklendirme kaybı dışında bir etkisinin olmayacağını bu güne kadar yaşayarak gördük. Öncelikli olarak yapılması gereken, ülkemiz sağlık gerçekleri ve sağlık alışkanlıkları çerçevesin de sahanın da kabul edebileceği ve içinde yer alarak destekleyeceği ufak değişikler ile aile hekimliğini daha da içinden çıkılmaz bir hale sokmak değil, kalıcı, kabul edilebilir ve disiplinin temel evrensel ilkeleri ile örtüşen bir hale getirmek olmalıdır.