NE ARAMIŞTINIZ ?

ARTIK NE YETİYORUZ, NE YETİŞTİREBİLİYORUZ.!

28 Aralık 2018

ÜCRET KAYIPLARIMIZ VE CARİ ÖDENEK (İŞLETİM GİDERLERİ)

Asgari Ücret 2019 yılında brüt 2 bin 558 lira, net 2 bin 20 lira olarak belirlendi. Ve %26’lık bir artış söz konusu oldu. Bu artış oranı işçi, emekçi çalışanlarımızın beklentisini karşılamasa da 417 TL’lik artış biraz olsun onlara nefes aldıracaktır.
Aile Hekimleri açısından bakacak olursak;  ASM işletim giderleri için harcanan miktar her geçen gün artarken birde çalıştırdıkları personellere ödeyecekleri SGK primi + Stopaj + Ücret + Kıdem Tazminatı miktarlarında da ciddi bir maliyet artışı söz konusu olmuştur.
Bu gün için hafta da 40 saat çalışan bir personelin maliyeti 3260 TL iken fazla mesai yapan bir personelin maliyeti 3690 TL olmuştur. Buda işçi çalıştıran Aile Hekimleri olarak bizim adeta nefesimizi kesecek ve o hedeflediğimiz kaliteli hizmet sunumunu gerçekleştirmemizi imkânsız kılacaktır.

Bakanlığımızca uygulamanın ilk olarak başladığı 2005 yılı Eylül ayından itibaren pilot uygulama ile başlayan süreç, sürekli dinamik ve kendini güncelleyen bir çerçevede günümüze kadar gelmiştir. Bu arada çeşitli revizyonlar ve mevzuat değişiklikleri ile bazı düzenlemeler yapılmıştır. Ancak gelmiş olduğumuz nokta da o ilk yıllardaki yukarı doğru olan ivmelenmenin yönü, şimdi sürekli olarak aşağı doğru şekillenmiştir.

Sağlık Bakanlığı yetkilileri ve karar verici pozisyonda bulunanlar daha önce yaptıkları açıklamalarda;  Aile Hekimliği uygulamalarının daha işlevsel hale gelmesi, yaygınlaştırılması ve birinci basamak sağlık hizmet sunumunun kalitesinin artması için, uygulamaya dâhil yeni aile hekimliği birimlerinin açılacağını belirtmişlerdi. Mevcut sistemde çalışan hekimlerin kayıtlı kişi sayısının da kademeli olarak 4.000 ortalama sayıdan 2.000 kayıtlı sayılara kadar kademeli olarak düşürüleceğini, bu düzenlemenin hekimlere ücret kaybı yaşatmadan ve özlük haklarını geliştirerek hayata geçirileceğini belirtmişlerdi.
Bu kapsamda son iki üç yıldır, daha iyi hizmet vermek üzere mevcut yönetmeliklerde değişiklik çalışmaları ve fikir alışverişini içeren toplantılar da yapılmış ve STK, Sendikalar, Meslek Örgütleri tarafından raporlar sunulmuştu. Ancak daha önce yapılmış olan toplantılarda karşımıza çıkan taslak metinler, yapmış olduğumuz görüşmelerden aldığımız geri bildirimler ve değerlendirmeler ile mevcut devam eden durumumuz sonucu anladığımız, aile hekimlerinin yıllar içinde var olan gelir kaybının daha da artacağı endişesidir. Biz Ankahed olarak bu durumu asla kabul edilebilir bulmadığımızı, ücretleri düşen tek meslek grubu olarak anılmak istemediğimizi bu vesile ile bir kez daha ifade ediyoruz.

Sağlık Bakanı, Sağlık Bakanlığı Müsteşarlığı, Daire Başkanlığı ve Türkiye Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü düzeyinde yaptığımız tüm görüşmelerde aile hekimlerinin son 8 yılında hak edişlerinde ve cari giderlerin de ciddi kayba uğradığını net rakamlar ile ortaya koyduk. Her yıl periyodik olarak hazırlayarak teslim ettiğimiz tüm raporlarda bu kayıp durumunu rakamları ile tespit ederek ilgililere teslim sunduk. Yaşanan maddi ve manevi kayıpların neticesi artık meslektaşlarımızın çalıştığı fiziki mekânların kalitesinin artırılması noktasında harcama yapmakta zorladığını ve hatta sayıları az olsa da ‘’bu anlamda yeteri ücret alamadığı, çok yüksek kira ödedikleri ve ancak ASM giderlerini karşılayabildikleri için’’ yeri geldiğinde kendi cebinden de harcama yapmak zorunda kaldığını tespit ettik. Uygulamada özellikle yeni açılan birimlerin doldurulamadığını, hekim atansa bile düşük nüfuslar nedeni ile çok düşük ücretler aldıklarını bunun en büyük sebeplerinden birinin de fiziki şartların sağlanamaması ve mekân temin edilememesi olduğunu tespit ettik. Aile hekimlerinin ve aile sağlığı çalışanlarının moral ve motivasyonlarının kesinlikle yeni bir ücret kaybına tahammülü kalmadığını kendilerine açık ve net olarak bildirdik.


Dönemin Sağlık Bakanları ve Genel Müdürlük yetkililerimiz hem basına hem de il müdürlüklerine hem de biz saha temsilcilerine verdikleri beyanatlarda;   

1- Aile hekimi başına düşen nüfus kademeli olarak azaltılırken, hekimlerin eline geçecek net ücretler korunacak ve hatta hesaplamalarımıza göre yaklaşık 17.000 aile hekimimizin şu anda aldığı 4000 tavan ödemeye haiz ücretler, pozitif performans ile artacaktır denilmiştir.

2-Yeni açılan aile hekimliği birimlerindeki temel ücretlendirme skalası (ilk bin puana ödenen ücret) değiştirilerek yeni açılan birimdeki aile hekimleri ve aile sağlığı elemanlarımıza yaklaşık iki buçuk katı ücret verilmesi planlanmaktadır. Bu düzenleme ile aile hekimi ve aile sağlığı çalışanları için önemli bir artış ve iyileştirme yapılmış olacaktır diye söylenmiştir.

3-Aile sağlığı merkezlerini, İl sağlık müdürlükleri doğrudan kiralayabilecek ve aile hekimine tahsis edecektir. Aile sağlığı merkezleri daha kaliteli, daha ferah mekânlar olacaktır. Üstelik bu daha iyi fiziki mekânlar için aile hekimleri daha fazla ücret ödemeyecek, il ortalama kira miktarının belli bir miktar üzerine çıkacak kiraların, bu miktarının üzerin de kalan kısmının İl Sağlık Müdürlükleri tarafından karşılanacaktır sözü verilmiştir.

4-Yeni mezun hekimler aile sağlığı merkezi kiralama ve tefriş etmek için maddi sıkıntı yaşayabiliyor iken şimdi yeni aile sağlığı merkezi kiralanması ve tefriş edilmesi işlemlerini il sağlık müdürlükleri hazırlayıp aile hekimlerinin kullanımına tahsis edecektir denilmiştir.

5-Yüksekokul mezunu olan aile sağlığı çalışanlarının aylık eline geçen ücretlerin şimdiki rakamlara göre 400 TL daha seyyanen artırılması söz konusudur denilmiştir.

6-Aile sağlığı merkezinde tek hekim olarak çalışan aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarının tam ücretli izinlerinin öncelikle şimdiki sürenin iki katına çıkartılması, bir sonraki adımda ise diğer çalışanların haklarına erişmesi sağlanacak demişlerdir.

Bakanlık yetkililerimizin, aile hekimlerinin kayıtlı nüfuslarında düşüşe gidilirken herhangi bir ücret kaybı olmayacağını kamuoyu karşısında defalarca dile getirmesine rağmen gelmiş olduğumuz nokta da bunun olmayacağından dolayı ciddi endişeliyiz. Bu yönde bizlere net bir çözüm önerisi sunulmamış ve bizlerinde katsayı artışı ile bunun önlenmesi teklifi kabul görmemiştir.

Beklentimiz yıllar için de reel taban da eriyen ücret kayıplarımızın bu önümüzdeki ödeme sözleşme yönetmeliği ile tekrar yaşanmaması, ücretlerimiz de reel kayıplarımız ölçüsünde iyileştirmeler yapılması ve verilen bu sözlerin unutulmamasıdır.
Unutulmaması gereken bir diğer nokta da; Uygulamanın başladığı ilk yıllar da her bir aile hekimi döviz kuru bazında yaklaşık 3500 $ ücret alırken, gelmiş olduğumuz nokta da ücretlerimiz ortalama 1500 $ seviyesine düşmüştür. Bu kabul edilebilir bir durum değildir.


Cari Gider Ödenekleri Artan Giderler Karşında Büyükşehirler de Artık Yetmemektedir.

Aile Hekimliği uygulamasında, aile hekimliği birimine verilen cari gider ödeneğinin; Hizmetin sunulması, sağlık hizmetinin kalitesi, önemi ve verimi açısından tartışılması bile söz konusu olmamalıdır. ASM ‘de Sınıflandırma gibi eşitsiz bir uygulama kaldırılarak yerine kalite puantaj sistemine geçilerek, her vatandaşımızın ve meslektaşımızın hak ettiği en yüksek kaliteye ulaşılması desteklenmelidir. AHB nin sağladığı kaliteye göre aile sağlığı merkezinin hak ettiği gerçek sınıfında ödeme alması, grup düşme, grup çıkma gibi hekimlerin iş yükünü artıran, motivasyonunu kaybettiren yöntemlerden vaz geçilmesi ve değerlendirmenin iş yükü, iş çeşitliliği ve iş kalitesi gibi hizmet sunumuna ilişkin değerlendirilmesi gereklidir.

Yıllardır Cari Gidere memur maaşların yapılan zam oranı kadar zam yapılmaktadır.

Esasen Cari Gider doğrudan yapılan harcamalar ile alakalı bir ödemedir. Dolayısıyla artış oranı memur maaş zammından farklı bir şekilde hesaplanmalıdır. Aile Hekimliği uygulaması başladığı tarihten itibaren yapılan cari gider ödeme artışları, harcama kalemlerindeki artışların gerisinde kaldığından artık son derece yetersiz hale gelmiştir. (Örneğin: ASM’ de çalıştırılan personel giderleri son 6 yılda %243 artarken cari gider ödemeleri %62,52 artmıştır.)
Sadece son ay göz önüne alındığında cari ödeneğe Temmuz ayında yaklaşık % 6 zam gelir iken; O tarihten itibaren ortalama olarak Elektriğe % 40, Suya % 27, Doğalgaza % 51, Personel ücretlerine ve SGK ödemelerine % 26, ASM Kiralama bedellerine %24 -  % 46, çeşitli sarf malzemelerine ise ortalama % 40 -50 zam gelmiştir. Bu rakamlara bakıldığında sadece bu yıl cari ödenekler için yaptığımız harcama bedelleri % 30-40 artmıştır.
Özellikle İstanbul, Ankara, İzmir, başta olmak üzere büyük illerimizde aile hekimlerine ödenen cari gider ödeneği, ASM kira bedelleri ve personel giderlerini karşılamada yetersiz kalmaktadır.
Bu konuyla ilgili anlaşılamamaktan kaynaklı sorunlar, yanlış bilgilendirmeler ve olumsuz algılar halen mevcuttur. Harcama standardizasyonumuzun tam olarak oluşmamış olması sorundur. Aile hekimliği ve ASM giderlerinin büyük bir kısmını oluşturan enerji, çalıştırılan işçi, kira, stopaj, demirbaş, sarf malzemesi vb giderler de cari ödenekteki artış oranının çok üzerinde maliyet artışları olmuştur.

Örnek verecek olursak;

A-2013-2013 Ocak ayları arasında; ASM’ de çalıştırılan personel giderleri%243 artarken cari gider ödemeleri %62,52 artmıştır.



B-Yıllara göre elektrik birim fiyatlarındaki artış bellidir. Sadece son 3 yılda elektrik birim fiyatındaki artış oranı % 95 olarak tespit edilmiştir. Son aylarda yapılan zamlarla bu oran % 120 civarındadır. Cari gider ödemeleri %62,52 artmıştır.


C_Aynı şekilde su ve doğalgaz ücretlerinde de ciddi artışlar söz konusudur..


Tüm bu rakamlar ve artış miktarları net olarak ortada iken Aile Hekimlerine yapılacak ödemelerde, asgari ücrete gelen zam oranı olan %26’nın altında yapılacak hiçbir artış beklentileri karşılamayacaktır. Kabul görmeyecektir.

Ve bu oran altında yapılacak artışlar da zaten azalmaya yüz tutmuş kalite iyiden iyi azalacak ve çalıştırdığımız personellerde işten çıkarmalar söz konusu olabilecektir. Dolayısıyla bu konuda Sayın Bakanlık Yetkililerinden ve siz değerli Bakanımızdan beklentimiz daha önce de defalarca sunulan bu tablolar göz önüne alınarak hakkaniyetli bir artışın Aile Hekimlerine de yapılması ve yıllardır ücretlerinde gerileme olan tek meslek grubu olmaktan çıkarılmamızdır. 




ANKAHED YÖNETİM KURULU