NE ARAMIŞTINIZ ?

SAĞLIK RAPORLARINDA SONA MI GELİNDİ? YOKSA?

7 Ocak 2019

Ülkemizde, çok çeşitli kurum ve kuruluşlar tarafından yine çok çeşitli nedenlerle, kişilerden “sağlık raporu” adı altında belge istenmektedir. Bu raporlar, çoğu zaman kişinin ‘’sağlıklı’’ olduğunu belirten bir rapor olmakla birlikte, bazı durumlarda da kişinin rahatsızlığını belirleyen raporlar olabilmektedir.  Sağlığın evrensel tanımı göz önüne alındığında bir kişinin tam bir sağlıklılık halinin tespiti bu noktada çok zordur. Çok çeşitli testler yanında sosyal durumlarıyla ilgili tespitlerinde ortaya konulması gerekmektedir. Şu zamana kadar bizim tespit ettiğimiz çeşitli kurumlar tarafından istenen ve kriteri belli olmayan 200 civarında rapor çeşidi bulunmaktadır.

Sağlık raporu konusu özellikle işini doğru yapmak isteyen hekimler açısından günümüzde karmakarışık bir hal almıştır. Günlük pratiğimizde bu çok çeşitli rapor talepleri nedeniyle iş yükümüzün artması yanında, hukuki olarak meslektaşlarımızı zorlayan durumlarda artık yavaş yavaş gündeme gelmeye başlamıştır. Aslında, bu karışıklığın en büyük nedeni sağlık raporu tanımının bu raporları isteyen kesimlerce tam olarak anlaşılamamasından kaynaklanmaktadır.

Sağlık raporunun tanımını, kişilerin akıl ve beden sağlıklarının ve sosyal durumunun belirli bir amacın gerçekleştirilmesine uygun olup olmadığının, belirli ölçütler / kriterler doğrultusunda ve bu konuda yetkilendirilmiş hekimler tarafından yapılan muayene sonucunda belgelendirilmesi olarak yapabiliriz. Bu tanımı dikkatlice okuduğumuzda birçok sorun aslında kolaylıkla çözülebilmektedir. Yani, bir kişiden sağlık raporu istenmişse,

1-İstenilen sağlık raporu ne için ve hangi amaç için istenmiştir? ( Amacı nedir? )

2-İstenilen sağlık raporu düzenlenirken hangi kriterleri bakılacaktır? ( Hukuki yapı içerisinde istenilen kriterlerin ilgili kurumlar tarafından açıkça belirlenmiş olması gerekmektedir.)

3-Düzenlenecek sağlık raporunu hangi hekimlerin, hatta hangi kurumların verebileceği açıkça belirtilmiş mi?

Sadece, sağlık raporu tanımından bu üç maddeyi dikkate alarak, istenilen sağlık raporunun usule uygun olup olmadığını anlayabiliriz.

Vatandaşlarımızın sağlık raporu almaları amacıyla, kişiler ve kurumlar tarafından sağlık muayenesine yönlendirilmesinin önüne geçmek için, Sağlık Bakanlığımızın bilgisi ve müdahalesi dâhilinde bu raporlar ile alakalı standartlar ve kurallar bir an önce belirlenmeli ve bu standartlar ilgili tüm kurum, kuruluş ve tüzel kişiliklere iletilmelidir. Kriterlerin belirlenmesi için bu alanında saha çalışanları, ilgili kurumlar ve uzman akademisyenlerin katkıları ile algoritmalar oluşturulmalıdır.  Gerek hekimler gerekse kişiler için tereddütte neden olmayacak, ülke genelinde denetime açık standart bir uygulamayı sağlayacak, güncel tıp ilminin gerektirdiği objektif kıstasları içeren hukuki düzenlemelerin yapılarak, hem kişilerin mağdur olmalarının hem de farklı uygulamalar sebebiyle tıbbi malpraktis hadiselerinin yaşanmasının önüne geçilmelidir.

SORUNLAR

1.Vatandaşın ne raporu istediğini ve ne için istediğini (hangi amaçla) bilmemesi

2.Hekimler ne raporunu, hangi kritere göre vereceğini bilmemesi

3.Bize (AHB'ye) kayıtlı olan hastaların bizim (bağlı AHB) dışımızda bulunan sağlık bilgilerine ulaşılamaması

4.İstenen çok çeşitli raporlar için sağlık bakanlığı tarafından yayınlanmış bir mevzuatın olmaması

5.İstenen her türlü rapor verilmeli mi, yasal mı, gerekli mi?

6.Sağlık raporlarıyla ilgili standart uygulanabilir algoritmalarının olmaması

7.Çalışan her hekimin hukuki çekincelerle direk olarak’’ ben bu raporu vermem’’ demesi, mevzuat birlikteliğinin sağlanamaması

8.İşe giriş raporlarında SSK müfettişleri tarafından denetim yapılmaması, NACE kodlarının bilinmemesi, tehlikeli sınıflar için de sağlık raporu istenmesi

9.Uzmanlık alanı gerektiren ve uzman tarafından verilmesi gereken sağlık raporlarından SGK‘nın SUT‘a göre, hastanelerin de buna göre ücret alması

10.Hekimlerin sağlık raporları için ortak hareket edememesi

11.Rapor talep eden kişi ve kurumların bilgisiz ve yönetmeliğe aykırı rapor talep etmesi, rapor formatını kendi belirlediği formatta istemesi

12.Aile Hekimliği mevzuatında olmayan Adalet Bakanlığı bünyesinde Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenmesi gereken adli ve defin nöbetleri hizmetinin aile hekimleri tarafından verilmesi

13.Hastanede verilmesi gereken defin ruhsatları için ( hastanede vefat edenler ve ölü halde hastaneye getirilenler)  hastanelerde bu işlemin uygulanmaması. Defin raporlarının zorla aile hekimleri tarafından verilmesinin istenmesi.

14.Verilen hiçbir sağlık raporunun denetlenmemesi

15.Adli raporlar için, 5258 sayılı kanunda yer almamasına rağmen aile hekimlerinin görevlendirilmesi

16.Sağlık personeli gözetiminde veya sağlık kuruluşlarında doğmayan bebeklerin doğum bildiriminin aile hekimleri tarafından verilmesinin istenmesi

17. Okul servis sürücüleri raporlarında olduğu gibi başka bakanlıklarca, kriteri belli olmayan ve birinci basamakta verilmesi mümkün olmayan raporların aile hekimlerince verilmeye zorlanması,

Olarak özetlenebilecektir.

***Yapılan çalışmalara göre aile hekimleri tarafından tespit edilmiş 239 çeşit rapor düzenlendiği, diğer ifade ile 139 çeşit rapor için aile hekimliği birimlerine başvurulduğu tespit edilmiştir.

 

ÇÖZÜM ÖNERİLERİMİZ;

1.Sağlık Bakanlığı dışında diğer bakanlık ve kurumların bilimsel hiçbir dayanağı ve alt yapısı olmadan sağlık raporu şartı getirmemesi, bunun için sağlık bakanlığına başvurulması ve tüm sağlık raporlarının, sağlık bakanlığı sağlık raporları kurulları tarafından uluslararası standartlara uygun olarak ( STK, Üniversite, vb görüşleri alınarak) şartlarının belirlenmesi.

2.Koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmeti olmayan tüm raporların aile hekimlerinden alınarak, 2. Basamak ve / veya il veya ilçe sağlık müdürlükleri ve/veya TSM bünyesinde kurulacak olan sağlık raporları birimleri tarafından (TSM-İSGB) verilmesi

3.Durum bildirir, kişinin sağlık bilgilerini içeren sağlık beyanı bildiri raporlarının, kişinin kendisi tarafından e- nabız sisteminden alınmasının sağlanması için gerekli alt yapı çalışmasının yapılması,

4.Sağlık raporlarının verilmesinde kullanılan kişi beyanını içerek ek-6 formunun e-nabız içinde çevrim içi olarak düzenlenmesi için gerekli girişimlerin yapılması,

5.Adli raporlar için, 6754 sayılı Bilirkişilik Kanuna uygun olarak görevlendirilmek isteyenler tarafından adli raporların verilmesi,

6.Defin raporlarının, 5393 sayılı Belediye Kanununa göre belediyeler tarafından verilmesi gerektiği, personel yetersizliği durumunda anlaşmalı/gönüllü olan hekimler tarafından ücreti karşılığında verilmesi,

7.5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunun da yapılan son değişiklik ile hem Anayasa’nın 20. maddesine hem de Aile Hekimliği Kanunu'na aykırı olarak aile hekimlerine, hem görev tanımında bulunmayan hem de yapılması neredeyse imkansız olan angarya bir görev yüklenmiştir. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 5. maddesinde 7039 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile ilgili maddenin  (3.) ve (4). fıkraları ile aile hekimlerine bazı görevler yüklenmiştir. Her iki fıkranın da iptali gerekmektedir. 

(3) madde; Sağlık personeli nezaretinde gerçekleşmeyen doğum bildirimi; gebelik sırasında anneyi takip eden tabip ya da sağlık mesleği mensubunca düzenlenecek rapor veya belge ile yapılır. İbaresinin iptaline.

(4) madde; Sağlık personelinin takibi dışında doğan çocukların doğum bildirimi nüfus müdürlüklerine sözlü beyanla yapılır. Her sözlü beyanda mülki idare amirinin emri ile aile hekimlerince beyanların doğruluğunun araştırılması zorunludur. İbaresinin iptaline.

8.Özel Kreş ve Gündüz Bakım evleri ile Özel Çocuk Kulüplerinde Çalışacak Personel için Sağlık raporları alınması konusundaki yönetmelik DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Kuruluş Personelinin Nitelik ve Sorumlulukları Personel belgeleri Madde 20 – (1) Kuruluşta görevlendirilecek personele ilişkin aşağıdaki belgeler istenir: ç) (Değişik: RG-8/9/2016-29825) Aile hekimliğinden alınan sağlık raporu maddesinin iptaline. Ayrıca 6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanunu madde 15 e göre bu raporların alınması uygun olacaktır.

9.Evlilik raporları ile ilgili olarak Umumi Hıfzıssıhha Kanunu yedinci fasıldaki hükümlerin güncellenmesi uygun olacaktır.

10.Akli meleke raporları: ''Noterlikte iş yaptırmak isteyen ilgilinin hukuki ehliyeti veya AKLİ melekelerinin tam olup olmadığı hususunda şüpheye düşülmesi halinde doktor raporu istenmesi gerekmektedir. Zira, noterlerin doktora sevk gibi bir görevleri olmayıp, söz konusu raporu işlem ilgilisinden getirmesini istemeleri gerekir. İşlem ilgilisinin getireceği rapor, ilgilinin hukuki ehliyeti veya AKLİ melekelerinin işlem yapmaya elverişli olduğunu gösterecek içerikte olmalıdır.''denilmesi nedeniyle, noterlerin işlem ilgilisini doktora sevk etmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. İlgili tarafından getirilen raporun usulüne uygun alınmış olduğunun anlaşılması halinde buna dayanılarak işlem yapılması gerekmektedir. Ayrıca Yüksek Sağlık Şurası'na 20-21/Şubat/2003 tarih ve 10642 sayılı Tavsiye Kararında ‘’ Ülkemizde akli meleke (hukuki işlem yapma ehliyeti) raporlarının düzenlenmesi ile ilgili olarak uygulamada karşılaşılan bazı tereddütler genel olarak değerlendirildi. 65 yaşın üstündeki kişilerin yapacakları hukuki işlemler ile ilgili olarak herkesten sağlık raporu istenmesi ve bunun rutin hale getirilmesi, bu yaşın üzerindeki kişilere yönelik haysiyet kırıcı, ayrımcı bir uygulama olarak görülmektedir. Buna istinaden;

a) 65 yaşın üzerindeki herkesten bila istisna rapor istenmesinin doğru olmadığına,

b) Hukuki işlemle ilgili olarak işlemin yapıldığı anda kişinin işlem yapma ehliyeti veya akli melekelerinin yerinde olmadığından ciddi şüphe duyulması ve/veya bu yolda bir iddia ve şikayetin bulunması halinde rapor istenilmesine,

c) 1219 sayılı Kanun uyarınca mesleğini icraya yetkili olan tabiplerin, akli meleke (hukuki işlem yapma ehliyeti) raporlarını düzenleme yetkilerinin kabulüne,

d) Bu tavsiye kararının ilgili mercilere bildirilmesi hususunun uygun olacağına, Şuramızca oy birliği ile karar verildi. ‘’ denilmektedir.

Bu yüzden bu nitelikteki hukuki işlem yapma ehliyeti ( akli meleke )  raporu isteyen temyiz kudretine sahip bulunan ve işlemin niteliğine göre gerekli yaşa girdiği anlaşılan tüm vatandaşların önce Noter'liklere başvurması gerekir. Noterlikler tarafından yaş sınırı konmadan ilgilinin yaşlılık, hastalık veya dış görünüşü itibariyle yeteneğinden şüphe edilmesi veya bu konuda ihbar ve şikayet bulunması halleri durumunda herhangi bir tabibe (1219 sayılı Kanun uyarınca mesleğini icraya yetkili olan tabipler ) gönderilerek rapor istenebilecektir. Vatandaşın da kendi istediği 1219 sayılı Kanun uyarınca mesleğini icraya yetkili olan tabiplerden birine ( Aile Hekimliğine başvuracaksa kendi aile hekimi ) giderek günlük Durum Bildirir Tek Hekim Sağlık Raporunu almak üzere başvurabilecektir. Ek-6 formunu imzalayıp teslim edip başvuru yapan vatandaş rapor için poliklinik kaydına alınmalı, gerekli muayene -testler ( Mini Mental Test vb.)  yapılmalı, Elektronik Sağlık Kayıtları kontrol edilmeli ve SGK Medula sisteminden ilaç raporları kontrol edilerek değerlendirilmelidir. Hekim değerlendirme sonrası, rapor düzenlemek, ilgili uzman görüşüne başvurmak veya ilgili uzmana sevk etmek gibi seçenekleri göz önünde bulundurmalıdır.

11. Okul Servis Şoförleri ile ilgili sağlık raporlarında söz konusu YETKİLİ Sağlık Kuruluşları 18.07.1997 tarih ve 23053 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 79uncu maddesi uyarınca kurulan ve Sağlık Bakanlığı tarafından denetlenen Psiko-Teknik Değerlendirme Merkezleri ve Psikiyatri Uzmanlarıdır. Milli Eğitim Bakanlığının yapmış olduğu konu ile ilgili son düzenlemede sağlık bakanlığının görüşü alınmadan konuyu düzenleme yetkisi yoktur. İlgili bakanlıkların yapmış olduğu son toplantıda sağlık bakanlığı tarafından, milli eğitim bakanlığına konu ile ilgili hatanın düzeltilmesi uyarısı yapılmıştır.

12.Spor (lisans) raporları konusunda fiziksel aktivite skor laması (met-egzersiz skor laması ) baz alınarak sağlık bakanlığı tarafından algoritma düzenlenmesi ve bu algoritmaya uyulması her merkezde spor hekimliği uzmanlığı bulunmadığından yol gösterici olacaktır. Lisans gerektirmeyen spor müsabakalarında kişisel sağlık beyanı yeterli olduğundan rapor düzenlenmesi gerekmemektedir.

13.Sağlık Bakanlığı tarafından AHEF ve diğer sağlıkla ilgili STK ile bir kurul kurulup, her yerde yazan her işe girişte istenen sağlık raporunun formalite icabı istenen formatından çıkarılıp, gerçekten hekim onayı olmadan yapılamayacak işlerde istenmesi için geniş kapsamlı bir düzenleme yapılmalıdır.

GENEL DÜŞÜNCELERİMİZ

Sağlık raporu konusundaki bilgilerimizi ve durumumuzu şu şekilde toparlayabiliriz.

1-Sağlık raporu, kanunlarda çizilen çerçeve içerisinde sadece gerekli durumlarda istenir,

2-Hekime sağlık raporu almak için başvurulmaz!! Sağlık raporu talep etmek için başvuruda bulunulur.
Zira sağlık raporu gerekli şartları taşımayan kişilere verilmez.

3-İstenilen sağlık raporunun bilimsel dayanağı, gerekçesi,kriteri ve hukuki dayanağı yoksa bu şekilde bir sağlık raporu düzenlenmez,

4-Sağlık raporu, kişinin “sağlıklı olduğunu belirtir.” şeklinde düzenlenemez. Mutlaka, bir amaca yönelik sağlık raporu düzenlenmelidir. “Sürücü olur” veya “akli melekesi yerindedir.” gibi,

5-Sağlık raporu düzenlenirken uygulanması gereken kriterlere /ölçütlere göre kişi muayene edilerek rapor düzenlenebilir. Bu kriterlere göre muayene edilemeyen durumlarda sağlık raporu düzenlenemez veya üst basamağa ilgili branşa veya kuruma sevk edilir.

6-Rapor düzenlenirken kişinin bizzat kendisinin bulunması şarttır.

7-Sağlık raporu düzenlenirken rapordan, raporu düzenleyen hekim sorumludur. Hekimin sorumlu olduğu raporla ilgili olarak hekime hiç kimsenin karışma, baskı yapma yetkisi yoktur.

8-Usulüne uygun verilmeyen, dayanağı olmayan, kriteri belirsiz ve gerçekleri yansıtmayan sağlık raporları sahte evraktır ve hiçbir resmi evrak niteliği yoktur. Düzenleyen kişinin yalanını temsil eder. Bu tür belgeler düzenlemek suçtur.

9-İş yükü göz önünde bulundurulduğunda tüm raporlar elektronik ortamda, Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenmiş tek bir formatta olmalı ve kişi tarafından e-nabız sisteminden alması sağlanmalıdır.

10- Rapor isteminden önce kişi mutlaka elektronik ortamda kişisel bilgi beyan formu doldurmalı, doldurmuş olduğu formu tıpkı askerlik muayenelerinde olduğu gibi e-devlet sistemine yüklemelidir. Bu şekil de hem tüm vatandaşların e-nabız kullanıcısı olması sağlanacaktır, belgelerin elektronik ortamda düzenlemesi verilerin saklanmasına ve diğer hekimler tarafından da görülmesine olanak sağlayacaktır.