NE ARAMIŞTINIZ ?

18 MART ŞEHİTLERİ ANMA GÜNÜ VE ÇANAKKALE ZAFERİ

18 Mart 2019

I. Dünya Savaşı (1914-1918) insanlığın felâketini hazırladı. İngilizler, Fransızlar İtilâf Devletleri; Almanlar, Bulgaristan İttifak Devletleri adını aldı. Tank, top, tüfek, zırhlı gemilerle yapılan bu savaşta birçok cephede kanlı çarpışmalar oldu.

Osmanlı Devleti Almanların yanında savaşa katıldı. Hatta Alman generalleri Osmanlı ordusuna komuta ediyordu. İtilâf Devletleri Çanakkale ve İstanbul Boğazlarından geçmek, zor durumda olan o zamanki dostları Rusya’ya yardım etmek istediler. En güçlü donanma ve çok sayıda gemiyle Çanakkale Boğazı’na girdiler. Fakat Türk topçusu, Mehmetçik: “Çanakkale geçilmez!” dedi. Nusret mayın gemisi düşman gemilerini’mayınları ile bir bir denizin dibine gönderdi (18 Mart 1915).

Çanakkale’yi geçemeyen düşman Gelibolu yarımadasına asker çıkardı. İngilizlerin sömürgelerinden getirdikleri, savaşçı oluşlarıyla tanınan Anzaklar da kara savaşlarında Mehmetçik’in süngüsüne dayanamadılar. Avustralya’dan, Yeni Zelanda’dan getirilen bu zavallı askerler, Mustafa Kemâl’in kumanda ettiği Arıburnu, Anafartalar, Conkbayırı savaşlarında kesin yenilgiye uğradılar. Bu savaş sırasında bir şarapnel parçası Mustafa Kemal’in göğsüne çarptı, ancak cebindeki ata yadigârı cep saati O’nu yaralanmaktan, belki de ölmekten kurtardı.

Çanakkale'de siperler arası 8 metre. Yani ölüm muhakkak.
3 dakika önce gelen bölüğün tamamı şehit olmuş. Yeni gelenler bunu biliyor ve bir 3 dakika sonra kendisinin de şehit olacağının farkında ilerliyor. Ama ne ilerleme! Bir an bile sarsılma, durma, geriye bakmak yok. Okuma bilenler ellerinde Kur’an okuyor bilmeyenler Kelime-i şahadet getiriyor. Az sonra öleceğini bile bile gözünü kırpmadan şahadete gidiyor. İşte Çanakkale Savaşlarının zaferle sonuçlanmasını sağlayan şey milletimiz ve onun askerindeki bu yüce ruhtur.



Vatan topraklarını aziz kanlarıyla sulayan şehitlerimize, gazilerimize şükran duyuyoruz. Tâ uzaklardan gelip topraklarımızda anlamsız bir savaşla! hayatını kaybeden düşman askerleri için Atatürk:

“Topraklarımızda yatan savaşçılar bizim konuklarımızdır, rahat uyusunlar.” diyecek kadar hoşgörülü davranmıştır: Tıpkı Dumlupınar savaşından sonra esir olarak karşısına getirilen Yunan komutanı Trikopis’in elini sıktığı, avuttuğu, konuk ettiği gibi.

Çanakkale Zaferi sonunda İstanbul, düşmanın eline geçmekten kurtuldu, beklediği yardımı alamayınca Rusya’da çarlık dönemi sona erdi, İngiltere’de kendine çok güvenen Churcill, iktidardan düştü; bütün dünya: “Çanakkale geçilmez!” görüşünü benimsedi.

“Çanakkale Zaferi, Türk askerinin ruh kudretini gösteren şayanı hayret ve tebrik bir misaldir. Emin olmalısınız ki, Çanakkale Muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur.”

104. Yılını Kutladığımız Çanakkale Zaferi 
vatan topraklarını korumak için şahlanan bir milletin bağımsızlığının ve egemenlik aşkının ibret verici kahramanlık destanıdır. 

KUTLU OLSUN..